yazar 9 Mayıs 2017

TÜRKİYE REKLAM PAZARINDA HEDEF 5 MİLYAR DOLAR

Reklamverenler Derneği (RVD) Başkanı Ahmet Pura, Türkiye’deki reklam yatırımlarının, yıllık 2.1 milyar dolar olduğunu belirterek “Bu rakam dünya ile kıyaslandığında çok düşük. 8.5 milyon nüfuslu İsrail’in reklam yatırımları 5.4 milyar dolar, İsveç’in nüfusu 10 milyon iken reklam yatırımları 3.2 milyar dolar. Türkiye’de gidilecek çok yol, yapılacak çok iş var. 2.1 milyar dolarlık rakamın en az 5 milyar dolara çıkması gerekiyor” dedi.

Türkiye’de reklamın önemini, etkinliğini, verimliliğini, bilincini anlatmak ve artırmak, reklamla ilgili tüm süreçlerde reklamverenlerin haklarını korumak amacıyla 1992 yılında kurulan Reklamverenler Derneği (RVD), bu yıl 25’inci yılını kutluyor. RVD Başkanı Ahmet Pura, derneğin 25’inci kuruluş yılına yönelik yaptığı açıklamada RVD’nin geçmişi, geleceği ve hedefleri hakkında önemli bilgiler verdi. Dünya reklam yatırımları içinde Türkiye’nin payının binde 4 ile (2.1 milyar dolar) oldukça düşük bir seviyede seyrettiğini belirterek, bu oranın yüzde 1’ler seviyesine yükselmesi gerektiğini belirtti.

DÜNYADAN ALDIĞIMIZ PAY BİNDE 4

Konuyla ilgili dünyadan örnekler veren Pura 8.5 milyon nüfuslu İsrail’in reklam yatırımları 5.4 milyar dolar, İsveç’in nüfusu 10 milyon, reklam yatırımları 3.2 milyar dolar. 80 milyon nüfuslu Türkiye’nin ise 2.1 milyar dolar. Buradan gördüğümüz; akılcı, verimli ve destekli bir reklam sektörünün başarılı sonuç alacağıdır. Bu gerekçeyle yüzde 1’i hedef almalıyız diyoruz” diye konuştu. Türkiye reklam pazarının büyümesi için gerekli koşulları 5 ana madde ile sıralayan Pura Ölçümlenebilme becerileri, şeffaf ve güvenli ortam, sağlıklı bir ekonomik yapı, denetim organlarının net kriterleri, sektörel güç birliği… Bunlar, Türkiye’deki reklam pazarının dünyadan aldığı payı yüzde 1’e çıkarabilmesi için olmazsa olmaz kriterler” dedi.

DİJİTALDE VE TÜM MECRALARDA ŞEFFAFLIK GEREKİYOR

Dijital mecra ölçümlemelerine de değinen Pura şunları söyledi: “Dijital tarafta bir takım sorunlar yaşanıyor. Reklamveren verdiği reklamın istediği kitleye ulaşıp ulaşamadığını kontrol edemiyor. Örneğin, bir reklamın tıklanma oranının ne kadarı insan, ne kadarı robot, bu ölçülemiyor. Hiçbir reklamveren, gerçek bir insan tarafından görülmeyen veya bir robot tarafından tıklanan bir reklam için ödeme yapmak istemiyor..” RVD olarak, bünyelerinde kurulan Dijital Yürütme Kurulu’nun, WFA ve IAB Türkiye ile dijital dolandırıcılık konusunda müşterek çalışmalar yaptığını belirten Pura “Dijital mecranın sağlıklı büyümesi adına bu işbirliğinin sadece ülkemiz için değil, dünya için de bir örnek olacağını düşünüyoruz” dedi.

Önümüzdeki dönemde sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek bir İletişim ve Reklam Federasyonu için görüşmelere başlanacağını da belirten Ahmet Pura “Nerede el sıkışıyor, birbirinize dokunuyor, inanıyorsanız, orada hep bir başarı oluyor. Koşarken arkanıza bakmadığınız vakit rekor kırıyorsunuz, arkanıza baktığınız takdirde de takılıp yarışı bırakıyorsunuz. Kurulmasını arzu ettiğimiz İletişim ve Reklam Federasyonu’nun önemli işlevlerinden biri de bu birliktelik olacaktır.” dedi.

Reklamverenler Derneği’nin 25 yılının gurur duyulacak başarılarla dolu olduğunu ifade eden Pura sözlerine şöyle devam etti “Bu başarıda geçmiş dönem yönetim kurullarının, geçmiş başkanların çok büyük katkısı olduğuna inanıyoruz. Biz bugün bu görevleri yapıyorsak, 5 dönem de yurt dışından (WFA) davet almışsak, altyapının sağlamlığından almışızdır. Bizim görevimiz bayrağı daha da ileriye götürmektir. Bayrağı kendi becerilerimiz dahilinde götürebileceğimiz en iyi yere götürdük. Ama nefesimiz kesilmeden yeni kanların o bayrağı daha yükseklere taşıması gerekiyor. Kaldı ki, reklamveren demek, reklamın hakiki sahibi demek. Bütün diğer paydaşlara ve sivil toplum örgütlerine örnek olmak mecburiyetindeyiz. Reklamverenler Derneği’nin hata yapmaya, yavaşlamaya, heyecansız kalmaya hakkı yoktur. O anlamda, 50’inci yılda da aynı başarılardan bahsediyor oluruz; bunun için de heyecanımızı ve aynı duruşumuzu sürdürmemiz gerekiyor. Sorumluluklarımızı da aynı güçle taşıyor olmamız, inancımızın yüksek olması gerekiyor.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir